Hamiyet Yüceses

Türk sanat müziği ses sanatçılarımızdan Hamiyet Yüceses; hayâtı, seslendirdiği eserlerden sitemde bulunanlarının bütün bilgileri ve video yorumları.

Hamiyet Yüceses

Hayâtı

Türk sanat müziği, ses sanatçısı Hamiyet Yüceses, 1915 yılında dünyâya gelmiştir. Annesi, Kadriye Hanım, babası, marpuç tüccarı, Halil Efendi’dir.

Hâfız Burhan hayranı olan Hamiyet Yüceses, küçük yaşlarda, sesinin güzelliği ile dikkat çekmiştir. Haseki’deki, Hacı Kadın İlkokulu’nda okumuş ve babasının işlerinin bozulması nedeniyle, 11 yaşında, sahnede şarkı söylemeye başlamıştır.

4 – 5 yıl boyunca, Anadolu’nun birçok şehrinde çalıştıktan sonra, Gaziantep’te uzun bir süre kalmış, şöhreti, İstanbul’a kadar gelmiştir.

1932 yılının başlarında, Beyoğlu’nda, ünlü Londra Birahanesi’nde, Safiye Ayla‘nın kadrosunda, gazino çalışmalarına başlamış; Selahattin Pınar, Sâdettin Kaynak, Yesari Asım Arsoy, Mısırlı İbrâhim ve Bimen Şen‘den, özel dersler almıştır.

Hamiyet Yüceses şarkıları

Hamiyet Yüceses, 1932 yılının Temmuz ayında, Kadıköy Mısırlıoğlu Bahçesi’nde düzenlenen yarışmada, “Türkiye Ses Kraliçesi” seçilmiş, 1933 yılında, eski İstanbul Radyosu’nda programlara çıkmış, Sahibinin Sesi, Columbia ve Odeon firmalarına plaklar doldurmuştur.

Soyadı kanunu çıktığında, Sâdettin Kaynak ve Selahattin Pınar‘ın ısrarı ile, “Yüceses” soyadını almıştır.

Sâdettin Kaynak, Hamiyet’in sesine göre; O dudaklar, Yasemen ve Kirpiklerinin gölgesi gibi besteler yapmış ve bu plaklar, devrinde satış rekorları kırmıştır.

Hamiyet Yüceses, 1940 yılında, deniz astsubayı Fethi Yüceses ile evlenmiş, eşi astsubay Fethi Yüceses’i, 14 Temmuz 1942 tarihinde, denizcilik tarihinde, “Atılay faciası” olarak geçen, Atılay adlı denizaltının batmasıyla kaybetmiştir.

Bu acıyla söylediği, “Gitti de gelmeyiverdi” şarkısı ile çok meşhur olmuş, şöhreti, güftesi Abdülhak Hamit Tarhan’a, bestesi Mehmet Baha’ya âit olan, seslendirmesi oldukça zor, “Makber” adlı şarkıyla daha da artmıştır.

Hamiyet Yüceses kimdir

Hamiyet Yüceses, 1944 yılında, Kemâl Mollaoğlu ile evlenmiş, aynı dönemde, İstanbul Belediye Konservatuarı, Türk Müziği İcrâ Heyeti’nde görev almıştır.

1946 yılında, Hacı Arif Bey‘in, Bakmıyor çeşm-i siyah şarkısını, araya bir gazel ilâve ederek okuması, çok ilgi çekmiş, bu şarkıyı, Odeon plaklarına da okumuştur. Bu plak, rekoru bugün bile kırılamayan bir satış yapmıştır.

1949 yılında açılan yeni İstanbul Radyosu’nda, 1953 yılı sonlarına kadar, emisyon almış, 1950 yılında, radyodan aldığı ücreti, üniversite talebeleri’ne bağışlamıştır.

Üniversite Talebe Birliği de, her yıl düzenledikleri, Edebiyat Yarışması’nda, “Hamiyet Mükâfatı” adı ile ödüller dağıtmıştır.

Efsuncu Baba, Affet Beni Allahım, Kanun Namına, Soygun, İncili Çavuş, Mahallenin Namusu ile, Saz ve Caz filmlerinde şarkı söylerken görünmüş, Suriye, Lübnan, Kıbrıs, İsrail, Almanya ve A.B.D.’de konserler vermiştir.

B.B.C. Radyosu’nda da program yapmış, Taşlık Gazinosu, Maksim Gazinosu, Küçük Çiftlik Parkı, Kristal Gazinosu gibi, döneminin İstanbul’unun en ünlü gazinolarında, assolist olarak sahneye çıkmış olan Hamiyet Yüceses, 10 Temmuz 1996 tarihinde, İstanbul’da vefât etmiştir.
Kaynak: tr.wikipedia.org

Hamiyet Yüceses belgeseli (1):

HAMİYET YÜCESES ANISINA ... 1915 - 10.07.1996 ...

Hamiyet Yüceses belgeseli (2):

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top