Şemseddin Ziyâ Bey

Türk sanat müziği bestekârı ve güfte şâiri Şemseddîn Ziyâ Bey'in hayâtı.

Bestekârın sitemde yer alan bestelerinin; güfte şâirlerini, sözlerini, notalarını, makâm ve usûl bilgileri ile video yorumlarını, Şemseddîn Ziyâ Bey Besteleri sayfasındaki listeden seçerek inceleyebilirsiniz.

Sitemdeki İlgili Eserleri

Şemseddîn Ziya Bey

Hayâtı

1882 yılında, İstanbul – Vefa’da dünyâya gelen Şemseddîn Ziyâ Bey, Mahmud Celaleddin Paşa‘nın oğludur.

Babasını ısrarı ile, keman çalarak müzik çalışmalarına başladı. Bir süre uğraşmasına rağmen başarı elde edemedi.

Fatma İsmet Hanım’la evlendikten sonra, eşinin teşviki ile, Tanbûrî Cemil Bey‘den tanbur ve kemençe dersleri aldı ve bestekârlık denemeleri yaptı. Eserlerini notaya, müzisyen olan ikinci eşi, Fatma İsmet Hanım alırdı.

Sanatkâr kişiliğinin gelişmesinde, babasının bir akademi niteliğindeki konağına devam eden sanat ve edebiyat adamlarının büyük etkisi olmuştur. Babasının ölümünden sonra müzik çalışmalarını yoğunlaştırıldı.

Yakışıklı, kültürlü, terbiyeli, sanatkâr ruhlu ve biraz içe dönük yaratılışlı bir kimse olan sanatkâr, aynı zamanda şâirdi. Eserlerinin çoğunun sözlerini de kendisi yazmıştır.

Az yaşadı, az eser verdi. “Bir bestekâr olarak, Rahmi Bey ve Lemi Atlı‘yı andıran taraflarıyla; ağır, hafif, güzel ve içli şarkılar besteledi.

Eserleri, ölümünden sonra zevcesi İsmet Hanım tarafından bir araya getirilerek bastırılmıştır. En olgun döneminde, Türk müziğinin tüm sazlarını çalacak düzeye erişmiş olmakla birlikte, saz ustalığından çok besteciliğiyle ünlenmiştir.

Şemseddîn Ziyâ Bey’in eserlerine, neşeden çok, hüzün egemendir.

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top