
Eserin Künyesi
Yöresi: Ege yöresi
Kaynak kişisi: Hasan Hüseyin Kural
Derleyeni ve notaya alanı: Durmuş Yazıcıoğlu
Formu: Türkü formu (Ağıt)
Sözleri
Çaya da düştü tutamadım kolunu
Uzak da gitti bilemedim yolunu
Güzel de mevlâm kısmet etmiş ölümü
Kanlı da çaylar
Nerelere koydun Ümmü mü?
Suna boylumu?
Kadı da geldi mahkemeler kuruldu
İfâdesi Mustantıktan soruldu
Komşuları hakka niye yoruldu?
Akmayası çaylar
Nerelere koydun Ümmü mü?
Suna boylumu?
Hikâyesi

Bekilli yöresinde dağ ardı köyleri denilen beş köyden birinde, bir genç varmış ve bu genç Çal Kuyucak köyünden bir kıza âşık olmuş. Bu kızı ne kadar istediyse de vermemişler.
Bir müddet sonra da kızı, Kuyucak köyünden biriyle nişanlamışlar. Bunu duyan genç, Menderes nehrinin daralan yerinden atlayarak, düğünü yapılmakta olan Ümmü adındaki kızın köyüne gider ve Ümmü’yü kaçırır.
Menderes nehri üzerine gelince, kendisi atlayarak öbür tarafa geçer. Ama Ümmü atlarken şalvarı ayağına takılır ve nehre düşer. Bir müddet sonra da ölüsü bulunur.
Bu gencin yaptığı tahmin edilerek o zamanki il merkezi olan Afyon ilindeki kadının huzuruna çıkarılır. Kadı yargılar ve idam cezası verir.
Hapishanede, günde birer mısra olmak üzere Ümmüm türküsünü besteler ve bunu hergün söylemeye başlar.
Cezâ evinin yanında evi bulunan savcının hanımı önceleri aldırış etmese de, türkünün içindeki bazı manâları değerlendirerek, beyi olan savcıya konuyu aktarır.
Savcı, genci yanına çağırarak kadının huzurunda türküyü söylettirir. Kadı çocuğun cinayet işlemediğini, Ümmü’yü evlenmek için kaçırırken kazayla çaya düşerek öldüğüne kanaat getirir ve genci serbest bırakır.

