İlkbahara Bekle Beni Demiştin

Bestesi Talât Er'e, güftesi Nâdide Gürpınar'a âit olan, kürdî makâmı, düyek usûlündeki şarkının; bütün bilgileri, sözleri, notaları ve video yorumları.

İlkbahara bekle beni demiştin - Talât Er

Eserin Künyesi

Bestecisi: Talât Er
Güfte şâiri: Nâdide Gürpınar
Makâmı: Kürdî makâmı
Usûlü: Düyek usûlü
Formu: Şarkı formu

Sözleri

İlkbahara bekle beni demiştin
Hiç mi orda kış baharı bulmuyor?
Düşlerin mi yoksa sen mi değiştin?
Ayrılıktan aşka sıra gelmiyor

Nakarat:
Okyanus mu iki şehrin arası?
Kaç saatlik yol ki şunun şurası?
O verdiğin ümitlerin süresi
Her nedense bitmek nedir bilmiyor

Gün kavuştu ikindiye vakit dar
Bir öpüşten dokunuştan ne çıkar?
Güzelliğin aşkım kadar aşikâr
Mazeretin bu gerçeği silmiyor

Öyküsü

İlkbahara bekle beni demiştin şarkısının öyküsü

Bir şâirin, bir güftekara duyduğu, tek taraflı aşk, satırlara dökülürken, mürekkep yerine, gözyaşı kullanılıyordu sanki. Geceler, gündüzleri kovaladı ama, bu aşk, karşılığını bulamadı. Gerisinde bir tek, seven dillere marş olan, Okyanus’u bıraktı. Kadın, belki 20 saati aşan, yorucu bir otobüs yolculuğunun ardından, kendisini, kalacağı pansiyonun bahçesine zor attı.

Elindeki valiziyle, Villa Bella’nın, salaş bahçesindeki bir sandalyeye, çökercesine oturdu. Aynı anda gözü, sandalyesinde, sırtı dönük olarak oturan adama takıldı.

Elindeki gazeteden başını kaldıran esmer adam, “Hoşgeldiniz hanımefendi” dedi. Yüzündeki ciddi ifâdeyi, saniyeler içinde sildi, bakışlarında saygının yanında, bir tebessüm de vardı.

Sırtını dayadığı iğde ağacının, yaprakları arasında bulunan çiçeklerin mis gibi kokusu ortalığı kaplıyordu. Adam elini uzatıp, “Ben Cemâl Sâfi, buranın sâhibiyim” dedi. Kadın, adamın yüzüne dikkatle bakıp, ismini söyledi: “Ben de Nâdide Gürpınar, festival için Mersin’den geldim…”

Adam o zaman, daha bir samimi, daha bir ilgi ile baktı kadının yüzüne ve: “Demek sizsiniz Nâdide hanım… Şiirlerinizden haberim var… Bu akşam diğer konuklarımız, şâir dostlarımız hepsi burada toplanırlar” diye sürdürdü konuşmasını.

Kızım sen, aşk sarhoşusun

Kadın, duş alıp giyinirken, içinde beliren duyguya, kendi de şaşırdı. Üzerine bir akşam kıyafeti giyip, bahçeye çıktı. İşte yine oradaydı, iğde ağacına sırtını vermişti. Adam, adıyla, sanıyla, şiirleri ve şarkılara ilham olmuş güfteleriyle, Cemâl Sâfi idi. Nâdide Gürpınar, Akçay 2000 Şiir Festivali’nin devam ettiği o bir haftada, şiirlerinden çok, Cemâl beyi düşünür olmuştu.

Bir sabah, tüm konuklar daha kahvaltıya oturmamıştı ki, pansiyonda kendisine çok sıcak şekilde davranan bir genç kız, usulca bir cümle söyledi: “Nâdide, sen âşık oldun, kime diye sorma! O yanıtı, benim yerime sen ver, ismini sen söyle kendine!” Nâdide hanım kendi kendine, hem güldü, hem de teşhisi koydu: “Kızım sen ilk defa hayâtında, içmeden sarhoş oluyorsun, bunun adı “aşk sarhoşluğudur…”

Cemal beyin şâir ruhu, sanatçı ruhu, çoktan fark etmişti kadının duygularını, çoktan çözmüştü. Ama bir şey söylemiyor, önünü kesmiyordu. O duygularla gelecek, doğacak ve taşacak ilhamlarla, kimbilir ne güzel dizeler kaleme alacaktı! Bu oyun, bu suskunluk, belki iki yıl sürdü.

Nâdide Gürpınar, Mersin’de, 40’larını süren bir kadın değil de, 15 – 16 yaşındaki, öğrenci bir kız gibiydi sanki… Pembe kağıtlara, pembe hayâllerle bezenmiş duygusal şiirler, mektuplar yazıyordu. Zaman zaman, telefonla konuşuyorlar ama, aşk sözcüğü etmiyorlardı. Zâten Cemâl bey, hiç oralarda değildi!

Bir gün, aniden kalkıp Ankara’ya gitti. Cemâl beyin bürosu, şiir ve müzik dostlarıyla doluydu. Sohbetler yapıldı, anılar anlatıldı ve yeni şiirler okundu. Dönüş vakti geldiğinde, kadın, duygu adamından bir şeyler bekliyordu, en azından “Bir dokunuş, bir öpücük!” düşlüyordu.

Oysa, vedâ sahnesinde, sıradan iki insanın ayrılışı vardı. Kadın gönlü ve onuru, zedelenmiş olarak döndü Mersin’e. Bir gün, Ankara’daki o tek taraflı sevilen adam, “Kış geçsin, ilkbahara geleceğim, bekle” dedi.

Kıbrıs’ı bırak, Silivri’ye gel

Kadın, Mersin sâhillerinde bekledi. Kış da geçti, ilkbahar da, hatta, yaz da. Ama o beklenen, gelmedi… Onuru zedelenmiş, gönlünün isyanını, sitemini, döktü kağıtların üzerine.

Dizelere, sözcüklerle, kâfiyelerle can verirken, karşılıksız aşkının, Akdeniz’den de, okyanuslardan da, daha büyük olduğunu düşünüyordu:

Okyanus mu iki şehrin arası
Kaç saatlik yol ki şunun şurası
O verdiğin ümitlerin süresi
Her nedense bitmek nedir bilmiyor…

Şiir, baştan sona sitemdi. Ortak dostlardan, Coşkun Bağır gördü şiiri, okudu “Çok güzel” diye fikrini söyledi ve ekledi: “Tanıdığım, genç bir kemâni bestekâr var, ona vereceğim” dedi. O bestekar, şimdi İstanbul Radyosu sanatçıları arasında yer alan, o günlerde, Ankara radyosunda çalışan Talât Er idi.

Coşkun Bağır, bir gün yine, şiir dostu olan, Ergun Maraşlı beye de okumuştu şiiri. Bu arada, bir yılın yorgunluğunu, Kıbrıs’ta geçirmek isteyen Talât Er ile Radyo sanatçısı eşi Ayfer Çavuşoğlu, vedâ etmek için, Coşkun Bağır’a gittiler. Ergun Maraşlı da oradaydı. Ergun bey, “Bırak Kıbrıs’ta tâtili, Silivri’de Klasis Otel’de, ben size de yer ayırttım, oraya gidiyoruz” dedi. Bir şey daha ekledi:

“Nâdide hanımın, tam bestelenecek şiirlerini de yanımıza alıyoruz!” Araba, Ankara’dan İstanbul’a doğru giderken, molalarda şiire bakmıştı Talat Er… İlhamı hissettiği an, şarkıyı bestelemesi zâten zor olmadı. Eser ilk kez, T.R.T.’nin Türk müziği kanalı olan T.R.T. – 4 kanalında, Ayfer Çavuşoğlu‘in yorumu ile duyuldu.

T.R.T.’nin ilgisi, halkın sevgisi, şarkıyı zirvelere taşıdı. Şarkı çalınmaya başlandıktan sonra, Talat Er, hem Nâdide hanımı aradı, hem Cemâl bey’i. Er, Cemâl bey’den de, siteme karşı, bir cevap istedi ama, gelmedi. Bu kez kendisi, “Uçurumlar” güftesini yazdı, Okyanus’a yanıt olarak…
Hazırlayan: Ertuğrul Akçaylı

Notası

İlkbahara bekle beni demiştin notası - 1
İlkbahara bekle beni demiştin notası - 2

İlkbahara bekle beni demiştin notası - 3
İlkbahara bekle beni demiştin notası - 4

Video Yorumları

Ayfer Çavuşoğlu

Ayfer Er İlkbahara bekle beni demiştin Okyanus

Bahadır Özüşen

Bahadır ÖZÜŞEN-İlk Bahara Bekle Beni Demiştin (KÜRDİ)R.G.

Volkan Gözübüyük

Volkan GÖZÜBÜYÜK - İlkbahara Bekle Beni Demiştin

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top