
Eserin Künyesi
Yöresi: Elazığ yöresi
Kaynak kişileri: Ali Oğuz ve Mehmet Akar
Derleyeni: Ankara Devlet Konservatuarı
Notaya alanı: Yücel Paşmakçı
Formu: Türkü formu (Ağıt)
Sözleri
Pencereden bir taş geldi
Ben zannettim Mamoş geldi
Uyan Mamoş uyan uyan
Başımıza ne iş geldi
Bağlantı:
Eyvah Mamoş eyvah eyvah
Tabip getir yarama bak
Evlerinin önü kavak
Yağmur yağar ufak ufak
Kör olasın Bekir Hoca
Ağzımdaki kurşuna bak
Penceresi yeşil yaprak
Mamoş giyer siyah kalpak
Kör olasın Bekir Hoca
Yatağımız kara toprak
Ben kapıyı araladım
Ak bahtımı karaladım
Kör olası zâlım hoca
Ciğerimden yaralandım
Öyküsü

Elazığ’ın, Koca Mustafa Paşa mahallesinde oturan Bekir Hoca’nın, genç ve güzel bir karısı vardır. Bekir Hoca, Harput’ta, namusu ve iyiliğiyle tanınan, yumuşak başlı, temiz bir insandır.
Karısı ise, gençliğinin verdiği tecrübesizlikle, evli olduğu halde, komşularından soylu bir âileden olan genç, yakışıklı Mamoş (Memet) ile, ilişki kuracak kadar, toydur.
Mamoş’la Bekir Hoca’nın karısı arasındaki sevgi, gittikçe alevlenir. Etraf da bunu, sezmeye başlamıştır. Fakat sevdâlılar, bundan habersizdir.
Fırsat buldukça buluşur, konuşur ve sevişirlermiş. Bekir Hoca, bunun nereye varacağını hesaplamaktadır. Bir gün karısına, Harput’a gideceğini ve akşam dönmeyeceğini söyler. Bu fırsattan yararlanan genç kadın, Mamoş’u eve dâvet eder, yerler, içerler ve eğlenirler.
Bekir Hoca ise, Harput’a gitmemiştir. Karanlık bastırınca, eve gelir, sessizce kendi anahtarıyla kapıyı açar, sevdâlıların bulundukları odanın önüne gelir.
İçerden, onların eğlenceli çığlıklarını duyar, tabancasını çekerek, odaya girer. Girer girmez, tabancasını ateşler, Mamoş’u kalbinden, karısını da ağzından vurarak öldürür. Bu olaydan sonra Bekir Hoca, zâbıtaya gider ve teslim olur.

