Muhlis Akarsu

1948 yılında, Sivas’ın Kangal ilçesine bağlı, Minarekaya köyünde dünyâya gelen Türk halk ozanı Muhlis Akarsu, yaşamı boyunca 100’den fazla kırkbeşlik plak, 4 uzunçalar, 20 kaset ve yüzlerce deyiş bırakmıştır. İlkokulu köyünde okumuş, bu dönemde Alevi – Bektaşi cemlerinde yörenin seyitlerinin ve ozanlarının etkisinde kalarak, saz çalıp söylemeye başlamıştır.

Malatya’da ortaokulda okurken, ekonomik yetersizlikler nedeniyle, ikinci sınıftan ayrılmış, küçük yaşlardan itibaren şiir yazmış, deyiş, nefes kurmuş, bağlamasıyla birlikte zakirlik yapmıştır.

1970 yılında, İstanbul’a yerleşmiş ve 1970’li yıllarda, söz ve müziği kendine ait olan ilk 45’lik plağı çıkarmıştır. Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre, Karacaoğlan, Âşık Veysel doğrularından yola çıkarak, kendine insan sevgisini şiar edinmiş ve tüm yaptıklarında, bu ana temayı temel almıştır.

1972 yılında, Seyyit Halil Çiftlik’in kızı Muhibe Leyla Çiftlik ile evlenmiş ve bu evliliğinden; Pınar, Çınar ve Damla adlarında üç kızı olmuştur.

Sanatında 1970’lerden itibaren, dönemin etkili aşığı Mahzuni Şerif‘in izleri belirdiğinden, uzunca bir süre, Mahzuni’nin deyişlerini çalmış ve okumuştur. Bu arada, Alevi – Bektaşi âşık geleneğinden de kopmamıştır. Pîr Sultan Abdal, Kul Himmet gibi ozanların birçok deyişini, geleneksel kalıplardan çıkmadan seslendirmiştir.

1980’li yılların başlarında, Alevî dedelerinin çaldığı kısa kollu bağlamayı gündeme getiren ve halk müziğinin niteliğini yükselten Muhabbet Grubu’nun, (Ârif Sağ, Muhlis Akarsu, Yavuz Top, Musa Eroğlu) oluşum Fikri Akarsu’dan çıkmıştır. Her yıl düzenlenen; Hacı Bektaş, Abdal Musa, Veli Baba, Pir Sultan gibi Alevi toplumunun kültürel etkinliklerine katılmıştır.

Eserleri, çeşitli türlerde şarkı söyleyen sanatçılar tarafından okunan Muhlis Akarsu, 1980’li yıllarda türkülerinden dolayı, üç yıl cezaevinde yatmıştır.

O güne kadar usta malı deyişlerle kendini gösteren Muhlis Akarsu, 1980’lerin başından itibaren deyişlerindeki anlatımı güçlü, bağlamasına hakim ve sesini deyiş tavrında kullanabilen bir sanatçı görünümündedir.

1993 yılında Pîr Sultan Abdal Kültür Festivali’ne katılmak üzere gittiği Sivas’ta konakladığı Madımak Oteli’nin, yobazlar tarafından kundaklanması sonucu, 2 Temmuz 1993 tarihinde yaşanan Sivas Katliamı’nda, eşi Muhibe Akarsu ve 33 kişiyle birlikte öldürülmüştür.

Bir yanıt yazın