
Hayâtı
Babası Ziyâ Bey, annesi Ulviye Hanım olan ve 1926 yılında, Amasya’da, dünyâya gelen İrfan Özbakır, ilk öğrenimini Amasya’da tamamladı.
Küçük yaşta fark edilen, müzik yeteneği nedeniyle Amasya’da, Ali Şener, Mustafa Türköver ve Rasim İstanbul’dan ders aldı.
1947 yılında, vatani görevini yapmak için İstanbul’a gitti. Burada, ünlü isimleri tanıma olanağı buldu. Şefik Hürmeriç, Cavit Ongun, Kemâl Gürses gibi hocalardan aldığı derslerle; usul, makam, nazariye, edebiyat, solfej ve repertuar bilgilerini güçlendirdi.
Aynı yıl, İstanbul Belediye Konservatuarı’na girdi. İlk önce keman çalmayı öğrenen Özbakır, konservervatuarda ud ile ilgilendi ve kendi kendine ud çalmayı öğrendi. İstanbul Radyosu’nda, 7 yıl süreyle, fasıl heyetinde çalışan Özbakır, uzun yıllar, solistlere, ud ile eşlik etti.
1960 yılında, Yüksel hanımla evlenen Özbakır’ın, Ümit ve Bilgehan isimli iki çocuğu oldu. Yüksel Özbakır, kendisine müzik çalışmalarında yardım ve destek oldu. Bazı şarkılarının güftelerini yazdı.
Ayşe Tunalı, Sinan Özen, Emel Sayın, Muazzez Ersoy gibi ünlülere, ders verdi. 500’den fazla bestesi olan İrfan Özbakır’ın eserleri, plaklarda, kasetlerde ve CD albümlerinde ölümsüzleşmiştir.
İrfan Özbakır, 14 Aralık 2003 tarihinde, Marmaris’in, Armutalan Beldesi’ndeki evinde, fenâlaşarak kalp krizi geçirdi ve hayâtını kaybetti. Sanatçının yakınları, cenazeyi Marmaris Devlet Hastanesi’ne getirdi ve vasiyeti üzerine, doğum yeri olan, Amasya’da toprağa verdi.