Şükran Özer Doruk

Şükran Özer Doruk

1 Ocak 1932 tarihinde İstanbul’da dünyâya gelen Şükran Özer, gerçekten çok başarılı bir ses sanatçısıydı. Konservatuarın batı müziği bölümünde piyano eğitimi görmüştü. Fasa – fiso’dan, alaylı udçuların yetiştirmesi şarkıcılardan değildi. Piyano bölümünü bitirmiş ve Türk musikisine geçmişti. Hakkını vermek gerekir ki; tam bir alaturka assolistti. Piyanoda Ay Işığı Sonatı’nı çalabilir, sonra sazın önüne geçerek:

Mânada güzel, ruh da güzel, tende güzelsin
Ey sevgili sen elde değil, bende güzelsin
Neşen de hoş amma bana, giryende güzelsin
Ey sevgilisi sen elde değil, bende güzelsin.

diye, Sâdi Işılay‘ın ünlü Hüzzam şarkısını da mükemmel söylerdi. “Tende güzelsin” derken, sanki kendisini anlatırdı. Kimse darılmasın; Şükran Özer’in teni çok az kadında bulunacak güzellikteydi. Teninin güzelliği ile de ünlüydü. Mermer gibiydi. Beyaz, pürüzsüz ve sağlıklı. Ve o beyaz tenin cazibesi yüzündendir ki; Türkiye’nin en zengin adamlarından tütüncü İhsan’nın dikkatini çekti.

Şükran Özer Doruk kimdir

İhsan Doruk bey, dünyânın en kıymetlisi Türk tütününü dışarı satardı. Parasının hesabı yoktu. Güzel ve de özellikle ünlü kadınlara dayanamazdı. Şükran Özer, ünlülerin aşığı Tütüncü İhsan beyin gözünden kaçmadı. Evlendiler. Böylece hamfendinin adı; Şükran Özer Doruk oldu. Zaten zengindi, serveti hesaplanamaz miktarlara yükseldi. İhsan bey vefat edince de, Türkiye’nin en zengin duluydu.

Tütüncü İhsan bey, Şükran hanımdan önce Cahide Sonku ile evlenmişti. Dedim ya; şöhretlere meraklıydı. Cahide Sonku’dan Ender adında güzeller güzeli bir kızı olmuştu. Melek yüzlü Ender, ne yazık ki babası ölünce mirastan pay alamadı. Londra’da garsonluk yaptığını duydum. Annesi Cahide Sonku’nun sonu ise, mâlum…
Tevfik YenerKaynak: sabah.com.tr

Sâdun Aksüt ile Şükran Özer Doruk sohbeti

Taş Plaktan Bugüne-Şükran Özer Doruk